Magazin

Celil Nalçakan: Aldatılmaya ve yalan dinlemeye çok alışığım ama salak yerine konmaya tahammülüm yok

‘Kardeşlerim’ yeni sezona 11 Eylül’de başladı. Seyirci hangi sezonu bekleyebilir?

Sürprizler var ve tabii ki sürpriz oldukları için söyleyemeyiz. (gülüyor) Seyirci çok heyecanlı bir sezon bekleyebilir.

Bazen çok iyi bir senaryo ve oyuncu kadrosu bir diziyi izlemek için yeterli olmuyor. Sizce seyirci neden “Kardeşlerim”i sevdi? Şovda bir şey olmazsa olmaz, işte o zaman umut devreye girer. Olmadı ama insanlar bir gün bunun olacağı umuduyla görüyorlar. İnsan hayatına baktığımızda, olmadığı zaman olmuyor; İşte burada kader devreye giriyor. Kendi hayatında olumsuzluklar yaşayan insan, kaderin ölmeyeceğine inanır. “Kardeşlerim” seyircisi de umudu sever.

Akif’le nasıl bağlantı kurdunuz?

Akif gerçek bir insan olsaydı ve dövmesi olsaydı, “Doğru yolda olmak, yanlış yoldan gitmekten beterdir” yazardı. Akif de yürüyüşe çıkmayı sever. Akif’i oynayan Celil’in Akif’i oynaması çok zor çünkü yolda gördüğüm bir kediyi hep besliyorum. Sorunlarımı konuşarak çözmeye çalışırım.

Bütün hatalarıma aşığım, aşık olmasaydım aynı hataları tekrar yapardım

Kendinizde empati kurabileceğiniz yanlarınız var mı?

Hiç şüphesiz. Akif aslında bizim gergin yanımızdır. Bunu diziyi izleyen muhataplarımız da teyit ediyor. Akif henüz kimseyi öldürmedi. Kullanmadığı araba bir kamyona çarptı ve onlardan biri öldü. Bir adamla tartıştınız, adam silah çekti. O silah adamı vurdu. Aslında Akif hiçbir şey yapmadı.

Akif’in büyük zaafları var. Hayattaki en büyük zayıflıklarınız nelerdir?

Ablam, ailem, kedim… Hayatı bir soğan gibi düşün, katman katman… En dıştaki katmanı soyarsın, umursamazsın ama o soğanın merkezi ben olunca; En çok değer verdiğim yerler küçük olanın yanındaki yerlerdir.

Herhangi bir olumsuz zayıflığınız var mı?

Hiçbiri yok. Bütün hatalarıma aşığım. Aşık olmazsam yine yaparım. (gülüyor) Çocukken hepimiz o karınca yuvalarını şımarttık, değil mi? O gün bunu yapmasaydım, bugün köpeğime bu kadar aşık olmazdım.

HALA BENİMLE SAVAŞIYORUM

kendinle mi uğraşıyorsun Yoksa bu sorunu gençliğinizde çözdünüz ve artık kendinizle tamamen barışık mısınız?

Tabii ki henüz barışmadım. Bu savaşlar hala devam ediyor. Bir kitapta okudum; İnsanlar yedi yaşındayken “Babam her şeyi bilir” derlerdi. 40 yaşında “Babam hiçbir şey bilmiyor” dedi. 70 yaşındayken başa dönerek “Babam her şeyi bilir” dedi. Biz buna evrim diyoruz. Doğru, tek değil, tek değil. Gerçeklerimiz yaşamlarımızla birlikte gelişir.

Dışarıdan gördüğüm kadarıyla Akif gibi kendini ifade eden birisin. bunu gerçek hayatta mı yiyorsun

Çok konuşmayı sevmiyorum çünkü yakın arkadaşlarım çok değerli insanlar. Mesela Hakan Altun’un önünde konuşamam çünkü ondan öğrenmem gerekiyor. Seninle dört gündür konuşuyorum. Normal hayatta bir günde o kadar fazla konuşmam.

O zaman çok okursun…

Evet, bu konuda mütevazi olmayacağım.

Genelde ne okumayı seversin?

Rus edebiyatını seviyorum. Daha dürüst olayım; Romanda Rus edebiyatını severim. Ben tiyatroda daha çok Frankofonlardan yanayım. Ayrıca okumayı hemen bitirmem. Yaşar Kemal’in “Demirciler Çarşısı Cinayeti”ni 63 defa okudum. Biraz takıntılı olabilirim… Kitap 632 sayfa olduğu için hastalık da olabilir. (güler)

ANNEMİN TELEFONUNDA ‘KUZAYI’ OLARAK TANINMIŞIM

BEN GÜÇLÜYÜM, BU BENİM MİZACIM

Dışarıdan biraz sert görünüyorsun…

Çünkü ben. Göründüğüm gibiyim. Annemin cep telefonunda ‘boz ayı’ olarak kayıtlıyım, hayal edin. (gülüyor) Biraz sertim, evet. Diyelim ki bu benim huyum.

BİR SPİNDLE CORLINE İLE HAYATA DEVAM EDERİM, BEYİNİM YOK GİBİ MUAYENE OLURSA DELİL EDERİM

Az önce sosyal medyanıza baktım. Sabit tweetinizde şöyle yazıyor: Arkadaş edinecek bir hayatım yok, arkadaş kaybetmeyi de göze alamam… Endişelerimi anlatacak gücüm yok, kendime yalan söyleyecek vaktim de yok, dinleyin. .. yeni insanlar senin için üzülüyor mu?

Yeni birini tanımamak için yazdım. Bunu okursa, umarım benimle tanışmaz. Kalabalıkları sevmiyorum. 43 yıldır yaşıyorum ve sahip olduklarım bana dostlarım yeter.

Neden yeni insanlarla tanışmaktan bıktınız?

Ne güzel bir soru… Bu çok yorucu mesela; Aldatılmaya çok alışığım, yalanları dinlemeye alışığım ama bir aptalla karıştırılmaktan nefret ediyorum. Benim için bu hayattaki en büyük hakarettir. Omurilik ampulüyle yaşıyorum, beynim yokmuş gibi davranıldığında deliriyorum. Bu noktada mesafe devreye girer.

ÇOCUKLUĞUMDA BENİ SÜREKLİ İLETİŞİME GETİRDİLER, ‘CİN SIZDIRDI’ DİYORLAR

Yolculuğunuzda “kırılma noktam” dediğiniz bir nokta var mı?

Orada; ablamın doğumu ve dedemin ölümü… Dedemi kaybettiğimde dokuz yaşındaydım. Rahmetli dedem çok özel bir insandı. Ondan çok şey öğrendim. Ben çocukken, bana sürekli kurşun döktürdüler. (gülüyor) Benim takıntılı olduğumu düşündüler.

Şaka yapıyorsun…

Tanrı’dan! Çünkü hep aptalca sorular sordum. “Tanrı’nın kaç devesi var?” Dedem saçma sapan sorularıma çok mantıklı cevaplar verdi. “Oğlum, her şey seninle Tanrı arasındadır. Tanrı senin de içinde! “Derdi. Bir gün dedeme sordum, “Neden bana herkes gibi davranmıyorsun?” Atasözü.

Ne cevap verdi?

“Oğlum, ikimiz de Tanrı’ya çok yakınız. Sen ondan yeni geldin ve şimdi ben ona gidiyorum. Arada kalanlara üzülmeyin” dedi.

“AŞK GİZLİ İLE OLUR”

Hiç aklını kaçıracak kadar aşık oldun mu?

Kim acı bir hikaye dinlese iyi olur… Neşet Ertaş, “Aşkın ancak bir sırla olabileceğini söyledi” dedi.

kısa kısa…

HAYATTA YAPTIĞIM EN BÜYÜK ŞEY BİRKAÇ ARKADAŞ YAPTIKTIR

Başladıktan sonra durması zor olan bir şey mi?

Konser.

hayatta yaptığın en iyi şey nedir

Birkaç arkadaş bul.

Ne yaparken hep aynı neşe ve heyecanı hissediyorsunuz?

Beşiktaş maçına git. Yemek de.

Asla yapmam dediğin bir şey?

Beşiktaş maçına gitmiyorum.

“Asla giymem” dediğin bir şey var mı?

Bu konuda çok faşist değilim.

Birine nasıl asla tahammül edemezsin?

Saygısız insanlardan nefret ederim.

Fotoğraflar: Ozan GÜZELCE

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu